Şuanda 25 konuk çevrimiçi
Yapacak işiniz yoksa ölün gitsin! PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cumartesi, 22 Ocak 2022 16:30


İnsanın hayatta yapacak işleri bulunmalıdır. Artık kalmamışsa ya da şimdiye kadar zevkle yaptığınızı artık şu veya bu nedenle yapamıyorsanız yaşayıp ne yapacaksınız, ölün gitsin!

Hemingway hayatı boyunca yazdı. Romanlar, öyküler, gazete makaleleri gibi birçok alanda yazdı. Bir gün artık yazamadığını anladı ve intihar etti.

Bunu öğrendiğimde adamı gayet iyi anlamıştım. Hayatınızın başlıca faaliyetini artık yapamıyorsanız ve yerine de başkasını koyamıyorsanız, üstelik ünlü bir yazar da olmuş iseniz, daha fazla yaşamanız gerekmez.

Ölüm, hayatı boyunca kafasına koyduğu şeylerin en azından yapılması kendisine bağlı olanlarını başarmış olanlar için hiç de korkulacak bir şey değildir.

Adalet Ağaoğlu ileri yaşlarda ölümünden önce “Keşke bu kadar yaşamasaydım da dünyanın bu halini görmeseydim” demişti.

Yerinde bir belirlemedir.

Çok sayıda insanın şu veya bu kişinin ölümüyle ilgili olarak yazıp söylediklerine eskiden kızardım, sonra aldırmamayı tercih ettim. Yıllardan beri aynı şeyleri söyleyip ağlayıp dursunlar…

“Çağımızın belası amansız hastalığa yenik düştü!

Kastettiği kanserdir.

Ölen kişi hayatı boyunca sağlığıyla ilgilenmiş midir acaba?

Kuşkuluyum. Ya da iyi beslenmeyi ve fazla sigara içmemeyi sağlık için yeterli sanmıştır.

Sadece erkekler üzerinde duracak olursak…

Erkeklerin başlıca üç çeşit kanserden ölmesi ihtimali yüksektir.

Birincisi, akciğer kanseridir. Çok sigara içenlerde görülmekle birlikte mutlaka sigarayla bağının olması da gerekmez ama ihtimal yüksektir.

İkincisi, prostat kanseridir. Hiç ilgilenmezsiniz, öyle değil mi? Muhtemelen prostat nedir onu bile bilmezsiniz.

İyi huylu prostat büyümesinin 65 yaş sonrası erkeklerde sorun olduğunu, bunun kötü huyluya (kanser) çevirebileceğini de ilgilenip öğrenmemişsinizdir.

Dolayısıyla hangi karşı önlemler alınacağını bilmemeniz de normaldir.

65 yaşından sonra prostat kanseri tehlikesiyle ilgili kan tahlilini de yaptırmamışsınızdır; bilmeyince yaptırmamanız normaldir.

Kanser olursanız eğer, neden şikayet ediyorsunuz o zaman?

Marifet öncelikle olmamaktır. Olduktan sonra tedavisi kolay değildir ve dahası hiçbir zaman tam olarak geçmez. Yıllar sonra bile başka organda ortaya çıkabilir..

Üçüncüsü, kalın bağırsak kanseridir. Bunun belirtileri nelerdir ve yakalanmamak için hangi önlemler gereklidir, anlatmayacağım. İlgileniyorsanız, öğrenirsiniz.

Tıp eğitimi görmedim, bunları bilmekle ne ilgisi var?

Çok sayıda erkek şehir efsanesine inanır: babam şu kadar yıl yaşadı, ben de yaşarım.

İlgisi yok.

Bir kere bünyenin babana benzediğini nereden biliyorsun?

Mesela bizim ailede bünyem anneminkine, kız kardeşiminki babamınkine benzer.

Babamda iyi huylu prostat sorunu vardı, bende yoktur. Buna rağmen zamanında ilgili kan tahlilini yaptırmıştım.

Geçenlerde –adını vermeyeyim- tanıdığım bir arkadaş karaciğer kanserinden öldü. Karaciğer önemli bir organdır, bedenin çok sayıda işlevini düzenler.

Kan tahlilinde hangi değerler karaciğerdeki durumu gösterir (üç yıl laboratuarda kimyager olarak çalıştığım için biliyorum) ve karaciğer basit yoldan nasıl temizlenir?

Bunun piyasada satılan, yemeklerde kullanılan maddesi var.

İlgilenirseniz, öğrenirsiniz.

Eğer gelecek için planlarınız var ise kendinize iki soru sormanız ve olumlu cevap vermeniz gerekir.

Birincisi; bende bu istediklerimi yapabilecek çap var mıdır?

Ya da bilgi birikimim ve becerilerim uygun mudur?

İkincisi; ne yapacaksanız, bunu bedeninizle yapacaksınız.

Bedeniniz uygun durumda mıdır?

Sürekli hastalıklarla uğraşıyorsanız yapamayabilirsiniz.

Bunlara olumlu cevap verebiliyor iseniz, yaşamanızın anlamı vardır.