Şuanda 18 konuk çevrimiçi
BugünBugün749
DünDün1421
Bu haftaBu hafta3562
Bu ayBu ay35845
ToplamToplam8596723
Saçma sapan bir olay PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Salı, 21 Eylül 2021 08:08


Sürekli teorik ya da güncel konularda açılımlar yazacak değilim ya, bu kez de hayatımda yaşadığım en saçma olayı anlatayım. Bu olay bürokrasisinin mantıklı olmasıyla bilinen Almanya’da yaşanmıştı.

Türkiye’deki ilk evliliğim 1977’nin ilk aylarında bitmişti. Henüz resmen evliydim ama benim için bitmişti, önemli olan da buydu. Ben ayrılmak için bir avukata vekalet verdim, o da ayrılmamak için başkasına verince vazgeçtim. Bunca işin arasında ayrılmayla uğraşamazdım.

Hapisteyken ziyarete geldiğinde de aynısını söyledim ama dinleyen kim?

Ne yapalım, öyle olsun!

Kaçtım. Sekiz ay kadar Türkiye’de idim. Sonra Suriye, oradan Fransa…

Fransa’da Türkiye’den gelenler için henüz iltica yoktu, bu durum ortaya çıkar çıkmaz başvuru yaptım ve ilticayı hemen aldım.

Her türlü zorluk çıkarılacağını bildiğim için künyemde bekar olarak yazmıştım. Politik bir ilticacının konsolosluğa gidip belge getirmesi istenmezdi herhalde…

1986’da nihayet ve gecikerek de olsa Türkiye’de ayrıldığımı öğrendim.

Kardeşi Beylerdere’sinde çatışmada hayatını kaybetmiş, eşi anayasal düzeni zor yoluyla değiştirmeye teşebbüsten müebbet almış ve hapisten kaçmış, kendisi devlet memuru ve 12 Eylül günleri…

Ayrılmazsa meslekten men veya sürgün gelebilirdi.

Ayrıldığımı öğrenince annemden ayrılık kararını istedim. Madem ayrılmıştım, normal yollardan işi halledebilirdim.

Karar geldi. Ayrılık politik nedenlere dayanmasın diye kararda ayrılık gerekçesi olarak uydurma suçlamalar vardı, aldırmadım. Önemli olan ayrılmış olmaktı.

Kararın çevirisini yaptırıp, o sırada Almanya’da idim, Frankfurt belediyesine gittim.

Bu sırada başka bir evlilik gündemdeydi. Evlenebilirdim ama madem ayrılmıştım, işi normal yoldan çözmek istedim.

Belediyedeki kadın kararın çevirisini okudu; tamam, dedi ve ekledi: Bu kadınla evlendiğinizi de kanıtlamanız gerekiyor.

Anlamadım! Almancam azdı. Biraz biliyordum, Grundstufe ya da temel Almanca kursuna gidip sınavı da geçmiştim ama yanlış anladığımı düşündüm. Kadın aynısını tekrarladı.

Nasıl yani, dedim, bu kadınla evlenmeden mi ayrıldım?

Haklısınız ama kural bu, dedi.

Pasaporttan belliydi, politik ilticacıydım, Türkiye’den belge getirtemezdim.

Notere gidip yeminli ifade vermem gerektiğini söyledi.

Çıktım. Canım sıkılmış yürürken bir binada noter levhası gördüm. Girdim. Neyse ki ülkede hemen herkes İngilizce biliyordu. Noter anlattığımı anlamadı, yeniden anlattım.

Bunların hepsi aptal, dedi. Sekreterine iki sayfa kadar yazdırdı. O zaman için iyi para, 100 DM ödedim.

O belgeyi belediye evlenme dairesine götürdüm ve konu çözüldü.

Bu kadar saçma sapan bir şey yaşamamıştım!