Şuanda 20 konuk çevrimiçi
BugünBugün286
DünDün2331
Bu haftaBu hafta6208
Bu ayBu ay7931
ToplamToplam8468277
Alevi Kürd düşüncesinin kaynakları: serecam PDF Yazdır e-Posta
İsmet Yüce tarafından yazıldı   
Salı, 09 Mart 2021 19:18


Resmi ideoloji Kürdlüğü yok etmenin askeri zordan çok manipülatif tarih ve kimlik yazımı ile kabul ettirmekten geçtiğinin farkında.

Kürd Milli düşüncesini yok etmek için uygulanan en temel çıkış ‘güneş dil teorisi’ idi, sonradan, yeni dönem Alevi Kürdlüğü, Kürdlükten ayırma uğraşı içerisine girdi. Buna en iyi cevap Alevi Kürdlüğün tarihsel kaynaklarından Yarsan ve Kakai tarihi ile cevap verilebilirdi. Bunun temel kitabı 1200 yılında oluşturulan, Sultan Sahak Serencam kitabıdır.

Biz ‘Kürdistan’da Kürd Aleviliğinin Temel Kaynakları’ başlıklı araştırmamızı dört yıl önce oluştururken bu tarih için Serencam’ın önemini farkettik. İlginç bir biçimde kitabın adının çok geçmesine rağmen kitabın latin Kürdçesine ve Türkçeye çevrilmediğini gördük.

Buna rağmen Serencam adı her yerde eksik referanslarla geçiyordu.

Buradan hareketle kitabı bulma ve çevirtme uğraşına başladık. Büyük uğraş sonucu oldukça zorlanarak, Koye Üniversitesi Felsefe Bölümünde ve Hewler Milli Kütüphanesinde birer örnek bulduk. Zahmetli bir uğraş sonucu Milli çevrenin maddi desteği ile kitabı Kürdçe ve Türkçeye çevirtip yayınladık.

Kürdçe çevirisi yayınlandı. Türkçe çevirisi ise birkaç ay içerisinde hazır olacak. Alevi Kürdlük artık birbirinden ayrılmaz birer parça olduğu tarihsel kaynakları ile anlaşılacak. Kaynaklar yeniden düşünülüp yeni bir tartışma sistemi oluşturulacak.

Alevilik düşünceside yerli yerine oturtulacaktır. Kitap üzerine yeni çalışmalar yapılacağı, yapılması gerektiğinide şimdiden söyleyebiliriz

Yarsani ve Ehli Haq-Kakai düşüncesi varlığın kaybolmaması ve bir biçimde başka bir donda-şekil-biçim-varlık yaşam bulması fikrine dayanır. İlk inanç düşüncesi oluşumu olan Zerdüşlük’ten yeni dönem Aleviliğe kadar çeşitli karışımlara rağmen aynı düşünce ve ritüeller uygulanmaktadır. Koçgiride, Horasan’da Afrin’de Urmiye’de farklı biçimlerde de olsa bu ilk düşünce döneminin izlerini açık açık görmek mümkündür. Bizim bu Serencam araştırmasını büyük uğraş ve araştırma ile Kürdçeye ilk çevirmemizin nedeni bu farklı biçimlerin aslında bir ana kaynaktan geldiğini göstermektir. Serencam ve felsefesi Kürd tarihinde nerdeyse mitolojik denebilecek dönemlerde gelerek 1200 yılında Sultan Sahak tarafından dile getirilişin yeni halidir. Kitabın önsözünde açık biçimde bu tarihi ilişki ve köprülerinden bahsedilmektedir. Alevi Kürdlükte kaynak ve bağlantı kurulabilecek referanslar bulunmadığı için, her araştırmacı farklı etkilerle felsefeyi bir tarafa çekmektedir. Oysa asıl kaynak budur. Serencam Aleviliğin Kürdlük kaynaklı Zerdüştlükten bugüne çok az değişerek ve etkilenerek bugüne gelmiş yazınıdır.

Kürdçe ve Kürd dilinin 10. Yy. da Hewremani ile gelişip güçlendiği bilgileri var. Bu Kürdlüğün varlığı kendisini inanç biçimde Yarsan, Kakai, Ehli Haq, Alevilik, Dersim, Rea Haq’ı biçiminde devam etmiştir. Eserde Kürd filosofu 12. Yy. da Platon ile Zerdüştlük arasında-sentezinde İslam aydınlanmasını, ‘işrak felsefesi’, tartışan Şühreverdi ve karşılıklı etkilerinde bahsedilmektedir. Demek ki Kürd tarihini ve düşüncesini derinliğine anlamak için artık oryantalist veya el yordamı ile anlamaya çalışmak yerine öz kaynaklarımıza dönerek tarihimizi milli ruh ile anlamak bizi inanç dünyamızada yaklaştıracaktır. Sultan Sahak ile Şühreverdi, Şerefxan ile Ehmede Xani, Seyit Rıza ile Baba Tahire Uryan, kaynak deryalar kadar. Kürd geleneksel inanç ve felsefesinin temeli de bu kaynaklardır. Avesta’nın dilide Hewremanidir-Gorani, Serencam’da aynı dilde yazılmıştır. Avesta’nın ruhu Serencam’dan Alevi Kürdlüğe ulaşmıştır. Eserin Kürdçeye çevrilmesi bu alanda bir boşluğu dolduracak ve yeni bir referans oluşturacaktır. Bu çeviriden hareketle Serencam ve Alevi Kürdlük tarih, inanç  ve felsefesi üzerine yeni araştırmalar yapılacağı açıktır.

Şah İsmail 1500’lü yıllardan sonra günümüz Alevi Kürdlerin yaşadığı coğrafyanın hepsine Bağdat’tan Maraş’a kadar hakim oldu. Ondan önce Kürdistan’da bir düşünce ve yaşam biçimi vardı. İşte bu yaşam biçimi ve inanç bu kitabta anlatılıyor. Öncesi çok öncesi var, yenisi farklı etkilerle bugünkü bilinen biçimidir. Hakikatçı Yol ve düşünce çeşitli biçimlerde kendini bulmaktadır: Yaresanlık, Babailik, Işıkçılık, Kızılbaşlık, Bedreddinilik, Ehl-i Haqlık, Kakailik ve bir biçimde Bogomillik. Hepsinin temeli Zerdüşlükten Yarasanlığa, Ehl Haq, Rea Haq’a, Kakailiğe yürüyen Alevi Kürdlüktür.

Hakikatçı Alevilik felsefi olarak art cephesini tanrı-insan düşüncesi ile Mezopotamya, Batı Kürdistan coğrafya-tarihinde bulmaktadır. Tarihi felsefi olarak derinlerde ama daha çok Aleviliğin yeni bir yorumu denilebilir. Kurumlara ve sistemler karşı insan-doğa temelli düşünceye sahip Zerdüştlüğe kadar indirilebilir. Oluşumunda yeni dönem toplumcu düşüncelerde de etkilenmiştir.

Aslında klasik Alevilik millet olarak Kürd’lerde kendisini buluyor. Kürdistan’ın çok geniş alanında büyük bir nüfusla temsil ediliyor. Kürdistan çoğrafyası dışında Horasan ve sürgün bölgesi Cihanbeyli bölgesi ile Haymana ile Rojhilat’ta başta Kermanşah olmak üzere dağınık halde  Ehli Hak-Yaresan Kürd Aleviliği yaşıyor. Bütün Kuzey Dersim bölgesi ile neredeyse bütün Kuzey Batı ve Batı nüfusu Kürd Alevidir, bu alan: Antep-Dilok’tan Zara ya kadar bir çizgi halinde uzanır. Giyim kuşamdan yaşam tarzı ve kültür pratikleri ile inanış tarzları nerdeyse birebir aynıdır.

Genel olarak açıklanmaya çalışıldığı gibi, Bütün Kürdistan’da Alevilik inanç, uygulama, felsefe ve tarzları neredeyse birbirinin aynıdır. Çok farklı coğrafyalarda da olsa, fiziki ve kültürel benzerliklerde aynıdır. Yaşam rituelleri ve biçimleri de çok az farklılıklar göstermektedir. Bunlarla birlikte bulundukları her bölgede Tebbari’nin dediği gibi, isyancı bir tarzda Kürdlüklerine ve inançlarına sahip çıkarak, yüzyıllardır her türden asimile ve baskıya rağmen milli duruş ve inançlarını inatla bugüne taşımışlardır.

Bu kaynağın temel kitabı olan Serencam bugüne kadar Latin Kurmanci veya Türkçeye çevrilmemiştir. İlginç biçimde neredeyse bütün kaynaklar çevrilmişken bugüne kadar Serencam’ın gizlenmesi manidardır. Bunu Alevi Kürdlüğün tarihi kaynaklarını gizleme olarak görmek gerekmektedir. Şimdi bu kitap Kurmanci’ye çevrildi.