Şuanda 84 konuk çevrimiçi
BugünBugün3202
DünDün1934
Bu haftaBu hafta10317
Bu ayBu ay25509
ToplamToplam7247102
Mülteciler ve durum şimdi çok farklı PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Salı, 03 Mart 2020 19:58


Mülteciler-Göçmenler kitabım Ocak 2016’da çıkmış, demek önceki yılın ikinci yarısında yazmışım. O aylarda on binlerce Suriyeli mülteci Türkiye üzerinden yaya olarak Avrupa yollarına koyulmuş ve Almanya da sınırı açıp 800 bin kişiyi alarak –hepsi Suriyeli değil- büyük sürpriz yapmıştı. O zaman ve halen Başbakan olan Merkel’in bu tutumu daha sonra partisi tarafından da eleştirilmişti. Almanya’nın başka hesapları vardı: Suriyelilerin klasik mültecilere göre daha eğitimli olduklarını, kolayca Almanca öğreneceklerini ve iki-üç yıllık hızlı eğitimin ardından Almanya sanayisinin çok ihtiyaç duyduğu tekniker açığını kapatacaklarını hesaplıyorlardı. Almanya İşverenler Birliği Başkanı da bu yönde demeç vermişti.

Aradan beş yıl geçti ve beklenildiği gibi olmadı.

Suriyelilerin Almanca kurslarındaki başarısı düşüktür. Üniversitelerde kendileri için özel kontenjan ayrılmış olmasına rağmen rağbet azdır. Eğitim görmek yerine hemen çalışmaya başlayıp, ne iş olursa yapıp bir an önce para biriktirmek istemektedirler.

Almanya bu arada bir bölüm Suriyeliyi suça karıştıkları gerekçesiyle sınır dışı etti.

Avrupa ülkelerinde ve özellikle de Almanya’da şartlar mülteciler için beş yıl öncekinden çok farklı. Almanya eskiden yaptığı gibi sınırlarını açmayacağını bugün açıkladı.

Erdoğan mültecilere “gidin” dedi. İnsan kaçakçıları fiyatta indirim yapmışlar, kişi başına 100 liraya Meriç Nehri ya da civarından Yunanistan’a geçiriyorlarmış. Deniz yolundaki fiyatı bilmiyorum ama bu yol özellikle tehlikelidir.

“Gidin” sözüne kanıp yola çıkanlar için hiçbir gelecek bulunmuyor.

Deniz yoluyla Yunan adalarından birisine geçenlerin buradan ana karaya çıkmaları mümkün değil. Burada Türkiye’dekinden daha kötü şartlarda yaşayacaklar.

Yunanistan bir ay süreyle iltica başvurusu kabul etmeyeceğini açıkladı.

Kara yoluyla Yunanistan’a geçenlerin işi de hiç kolay değil. Yunanistan’da yaşamaları çok zor, buradan yürüyerek Avrupa içlerine gitmeleri ise mümkün değil. Sınırları kimse açmıyor, kaçak girebilenler ise yüzde olarak çok düşük olacak.

Avrupa Birliği Yunanistan’a 700 milyon Avro ek yardım yapacak, ayrıca kaçak mültecileri durdurmakla görevli Frontex de bu ülkeye takviye gönderiyor.

Anlayacağınız blöf tutmadı. Şartları beş yıl önceki gibi sanıyorlardı ama değildir.

Bu mültecilerle pek dayanışma yapılacağını da sanmıyorum çünkü durumun değiştiğini biliyor olmaları gerekirdi. Eskisi gibi mültecilerle dolu trenler olmayacak, bunlar Avusturya ve Almanya’ya giremeyecekler. Garlarda da çok sayıda kişi bunları çiçekler, içme suları ve hatta çorba tencereleriyle karşılamayacak.

O günler bitti.

Yunanistan’a geçebilen mülteciler Türkiye’dekinden daha kötü şartlarda yaşamak zorunda kalacaklar. Yunanistan, Türkiye geri almayı kabul etmezse, bunları Suriye’ye gönderecek.

Kaç kişiler, bilmiyoruz ve basının rakamlarına da inanmamak gerekir. Varlar ve daha ilginci aralarına Suriyeli görünümünde karışmış Türkler de var. “Merkel annemiz yine kapıyı açarsa gider iltica ederiz!”

Geçti o günler…

Suriyeli mülteciler Türkiye’de yaşadıkları zor şartları mumla arayacaklar.

Bu nedenle yapılan onca çağrıya rağmen yerlerinden kıpırdamayanlar akıllılık yapıyorlar.

 

Kendilerini şantaj aracı olarak kullandırtmadıkları gibi zordan daha zora da gitmiyorlar.