Şuanda 77 konuk çevrimiçi
BugünBugün443
DünDün2770
Bu haftaBu hafta11330
Bu ayBu ay60707
ToplamToplam6839799
Teorideki ve pratikteki Suriye PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazartesi, 07 Ekim 2019 07:01


Küresel iç savaş ve Türkiye kitabında bir ülkenin teorideki ve pratikteki sınırlarının farklı olabileceğini yazmış ve örneklerden birisi olarak da Suriye’yi vermiştim. Suriye Birleşmiş Milletler üyesi bağımsız bir devlettir ve haritadaki sınırları da bellidir. Bu teorik Suriye’dir. Pratikteki Suriye’nin bir bölümü İran ordusunun askeri işgali altındadır. Bir başka bölümünde ABD üsleri bulunmaktadır. Bunların sayısı sadece kuzeyde 26 tanedir, güneyde de ayrıca büyük bir ABD üssü bulunmaktadır. Türkiye’nin kaç “gözetleme noktası” bulunduğu ise bilinmiyor ama 15 kadar olduğu tahmin ediliyor. Ek olarak geniş bir bölge YPG’nin denetimi altındadır.

Teorideki Suriye sınırlarıyla pratikteki birbirinden çok farklıdır.

Türkiye’nin ABD’den onay aldığı Fırat’ın doğusuna yönelik yeni askeri operasyonuyla –ne zaman başlayacak ve ne kadar sürecek bilinmiyor- bu farklılık daha da artacaktır.

Türkiye buna ek olarak kuzey Suriye’deki üç yerleşim biriminde üç fakülte kurma kararı aldı. Bunun anlamı, “burası bizimdir” demenin güçlendirilerek yeniden ifade edilmesidir.

Hatırlanacağı gibi Afrin’e yönelik askeri operasyonun ardından İçişleri Bakanlığı bölgeye kaymakam ve jandarma komutanı atamıştı. Bunun anlamı “Suriye toprağında gözümüz yok, ülkenin sınırlarına dokunmuyoruz ama burası bizimdir” demekti. Üç fakülte kurulması kararı da bunun ileri derecede teyididir denilebilir.

Suriye yönetimi de Türkiye’nin muhtemel yeni operasyonunun onaylıyor. Pratikte protesto edebilir ve edecektir de ama kısa süre önce YPG’yi “bölücü terör örgütü” ilan ederek muhtemel bir operasyonu onaylayacağını göstermişti. Öyle ya, “senin gücün yetmiyorsa operasyonu ben yapıyorum” denilecektir.

Türkiye’nin sınırlarını genişletmek için Irak ve Suriye dışında imkanının bulunmadığı da bu kitapta belirtilmişti.

Türkiye’nin Suriye ile ilgili güncel planı şudur: sınırları şimdiden belli olmayan yeni bir bölgeyi ele geçirmek, YPG’yi buradan çıkarmak, bölgeye çok sayıda asker yerleştirmek ve mültecilerin geri dönmesi için evler yapmak… Buraya yenleştirilecek mültecilerin seçilmiş kişilerden oluşturulacağını kolayca düşünebiliriz.

Bunun anlamı teorideki ve pratikteki Suriye arasındaki farkın iyice açılacağı, Suriye’nin yeni bir bölümünün daha ilhak edileceğidir.

Teorideki sınır aynı kalacak ama pratikte olacak olan budur.

Türkiye ne ABD ve ne de Rusya Federasyonu kadar güçlü bir ülkedir ama ikisi arasında oynayabilecek, gerektiğinde bu iki gücü birbirine karşı kullanabilecek güce sahiptir. Başka bir deyişle Türkiye alt emperyalist bir ülkedir.