Şuanda 45 konuk çevrimiçi
BugünBugün2606
DünDün3080
Bu haftaBu hafta20371
Bu ayBu ay49102
ToplamToplam6828194
Yazacaktım ama sonra... PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Perşembe, 09 Mayıs 2019 18:00


Bugün Avrupa Parlamentosu (AB) seçimini yazacaktım, iki hafta sonra 26 Mayıs’ta yapılıyor… Bazı yorumculara göre 1979’dan beri yapılan en önemli seçim olacak çünkü “Nasıl bir AB?” sorusu gündemdedir ve buna değişik cevaplar getirilmektedir.

AB içindeki solun durumu, sosyal demokrasinin atlatılamayan krizi, ırkçı örgütlerin yükselmesi konularına da değinecektim. Artık bu hafta sonu yazarım.

Fikir değiştirmemin nedeni bugün çıkan Le Monde Diplomatique’in Almanca baskısıydı. Birinci sayfada manşet Türkiye ile ilgili: Die Türkei auf dem Weg zur Seemacht (Deniz gücü olma yolundaki Türkiye). Uzun yazıyı henüz okumadım ama Akdeniz’de gaz arama konusu, Yunanistan ve İsrail’e yönelik tehditkar üslup, Rusya Federasyonu ile birlikte silah üretme projesi gibi bölümler vardı.

Bir başka dikkat çekici yazı Sudan’daki “barışçı devrim” ile ilgili. Başlığın altında bu ülkede sivil toplum hareketinin eski bir geleneğe sahip olduğundan söz ediliyor ki, doğrusu bunu düşünmemiştim. Bir toplumda halkın barışçı yollarla gösteri yapmak ve benzeri direniş gelenekleri varsa, bunu dikkate almadan o ülkedeki büyük politik değişimi anlamak mümkün değildir.

Bir başka yazıda Meksika’daki büyük öğrenci hareketi üzerine…

Bir başka yazı ise “Aufstand der Frauen” (Şili’deki kadın hareketini anlatıyor).

Kadınlar hükümetin neo liberal politikasını protesto ediyorlar. Eşit işe eşit ücret, kadın hakları vb. de mutlaka vardır ama ön plandaki hedef neo liberal politikadır.

Kadın yürüyüşünün fotoğrafı da var; kadınlar belden yukarıları çıplak yürüyorlar.

Bizde olmaz tabii, polisten önce abazalar saldırır! Ergenlikten ömrünün sonuna kadar böyle olanlar saldırır…

 

Cezayir, ABD, Mısır ile ilgili diğer yazılardan söz etmeyeyim ve gazeteyi okuyayım…