Şuanda 28 konuk çevrimiçi
Çevre kirliliği ve atıklar PDF Yazdır e-Posta
İhsan Sağmen tarafından yazıldı   
Salı, 01 Aralık 2020 22:20


Koronalı dönemde, nereden çıktı bu konu, demeyin, doğa diyalektik bir bağlılık zinciri içindedir. Havadan soluduğumuz partiküller, bizlerin daha çok hasta olmasına sebeptir.

Soluduğumuz bir metre küp havada, ne kadar karbondioksit, kurşun, azot, asbest, plastik ve textil tozu mevcut?

Biz bunların hiç birini bilmiyoruz.

Şehirlerimizde, ölçüm aletlerimiz olmadığından, bunlardanda bihaberiz.

Yer altı suları, atık su, deniz ve ırmak suları ölçümleri yapılıyor mu? Temizlenmesi için arıtma programları var mı? Suların içindeki; asitler, azot gazları ve gübre artıkları veya siyanür bulunup bulunmadığını nereden öğreneceğiz?

Atık sularda kimyasal ilaçlar, doğum kontrol hapları, kireç ve yağ çözücüler, boya, tiner ve diğerleri, nerelere akıtılıyor?

Atık piller, akü asitleri, nişadırlar ve radyo aktif malzemeler nerelere konmakta?

Gürültü kirliliği; Sungurlu gibi bir ilçede konuşulan bazen duyulamayacak ölçüde yüksek desibel ses kirliliği bulunmaktadır. Araç kornası, ses yükseltici hoparlörler, motor sesleri, ve diğerlerinin toplamı seksen db. Üzeridir. Uluslar arası standartlar ortalama altmış db üzerinde gürültüye kulaklık takılarak, kulağın ve duyma organlarının etkilenmesini engelleyici koruma ister. Bu cihazların en az CE standartını savunur.

Ülkemiz plastik kullanımında dünyanın çöplüğü durumundadır. Yüz yıl sonra ölüleri mezardan çıkarıp inceleseler, kemiklerimizden iki şey en çok çıkacaktır; ilki plastik, ikincisi hızlı yetiştirilmiş tavuk kemiği, ucuz diye en çok yenen et tavuktur. Bunu konu dışı olduğu için yazmayacağım.

Plastik, denizde, toprakta, havada uçuşmakta ve yüzmektedir.

Şimdi bu kadar sorunun cevabı ne olmalı?

Önce duyarlılık, sonra tedbir, en son ise çare olmalıdır. Yaşadığımız yerleşim yerlerinde duyarlı insanların bir araya gelerek, bu konuları konuşma, gerekli önlemleri alma zemin ve zamanını olanaklarla tartışmayı başlatmaları gerekir. Yaşamsal bir konuyu bizler tartışıp çare üretemez isek, bizim insanlığımız nerede kalır.

Plastik poşet yerine, bezden torbaların yapımı sağlanmalı, ucuza mal edilerek halka dağıtılmalı.

Atık yağ toplama , akü, batarya, boyaların belediye ve sorumlu bir kuruluş eliyle düzgün biçimde toplanmasının sağlanması veya toplananların kontrol edilmesi, dönüşüme sokularak çöp durumundan kurtarılmasının halka anlatılması.

Plastik kapların yerine şişelerin kullanılmasının insanlara öğretilmesi. Plastiklere turşu, salça ve benzerleri, yapma oranı çok yüksek, asitli ve tuzlu malzemeler plastiği değişime uğratarak kanserojen duruma sokmakta, bu nedenle şişe kullanımının özendirilmesi.

Gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi, zabıta kuvvetleri ve çevre bakanlığı olanaklarıyla sesli cihazların en azından yarıya indirilecek şekilde ayarlanması, örneğin; altmış db üstü sesin üstüne çıkanlar uyarılması ve sınır konması.

Anroid programlı telefonlarda, Play Store den, Schall messung' u indirip ses ölçüm gerçekleştirile bilinir. Ses duvarı, yüz db nin üstüne çıkıldığında, insanı düşünemez rahatsızlık yaratır.

Şehirde metroloji cihazı gibi küçük hava ölçüm cihazı yerleşmesini sağlıyarak bir metre küp havada hangi gaz ve partikül olduğunun tespitinin yapılması ihtiyaçtır.

Dünyada geçerli norm sınırlarının da halkın bilmesinde yarar var. Eğer bunları bilirsek kendimizi ona göre ayarlarız.

Telefon vericileri, elektro manyetik alan ve diğer elektriksel alanların da toplumun sağlığını ilgilendirmesi gerekir. Telsiz frekanslarının beyin yapısını etkilememesi, çok önemli bir durumdur.

Elde edilen sonuçlara göre tedbir ve çareler yaratılır. Şehrimizde yaşayan duyarlı insanları bu doğrultuda bir araya gelip konuşmaya, fikir alışverişinde bulunmaya davet ediyorum.

Bu yurt havasıyla, toprağıyla, suyuyla en önemlisi insanıyla hepimizin.