Şuanda 53 konuk çevrimiçi
BugünBugün1662
DünDün2495
Bu haftaBu hafta10467
Bu ayBu ay7330
ToplamToplam7473620
ALI CAKMAKLI OLAYI VE BIR CEVAP PDF Yazdır e-Posta
Ibrahim Yalcin tarafından yazıldı   
Pazartesi, 09 Şubat 2009 06:42


Ibrahim Yalcin: Ali Cakmakli’nin oldurulmesi,12 Eylul fasizminin ilk gunlerine rastliyor.  

Ilginc bir tesaduf mu? yada, bu tarih ozel olarak mi secildi ? bilinmiyor. Ali’nin oldurulmesi anlik bir ofkenin yada  gunu birlik bir tartismanin sonucu

olmuyor. Aylar oncesinden hazirlandigi , sozumona “deliller” toplandigi ve olayin bilincli olarak olgunlastirilarak,  Eylul darbesinin hemen akabinde

uygulamaya konuldugu cok acik. Mihrac ural’in Adana ceza evi’nde yazdigi “karanlik adam” yazisini okuyanlar, orada yazilan sozde ‘iddialar”in

 birkac gun, yada birkac haftada toparlanmadigini/toparlanamayacagini bilirler. Bu konuda, Mihrac Ural adli hain yakayi ele verdi. Yalan soyledi.

Cakmakli olayini, Adana bolgesi yerelindeki arkadaslarin uzerine yikip sorumluluktan kacacagini sandi. Cephe dergisinde kendisinin yazdigi, Nebil

rahuma’nin oldurulmesini kinayan yazisinda; Nebil’in Ali cakmakli-ya karsi bir misilleme mantigiyla olduruldugunu yazarken; Ali cakmakli’nin bir

"MIT polisi” oldugunu da yazdi. 27 sene once yazdigi bu yazisini unutmus olmali ki, olay gundeme getirilince, utanmadan bunun, bizim tarafimizdan

 uydurulmus bir kontra teorisi oldugunu  soyledi. Kendi yazisi karsisina cikartilinca ne duruma dustu bilmiyorum ama, butun hayati yalan ve

sahtekarliklar uzerine kurulu bu insan musveddesinin bu yaziyi da “arkadaslar yazmis olabilir,ben yazmadim, haberim yok” diyebilecegini de

hesaba katmak gerek. 

Ne soylerse soylesin onemi yok. Mihrac Ural bir devrimci katilidir. Ali Cakmakli, katlettigi devrimcilerin ilkidir.

H.Y.Keser arkadasin « zorunlu aciklamasi »ni okudum. Olayin ozu su ; Engin Erkiner’le telefonda konusurken Ali Cakmakli olayi konu edildi. Ben de

o tarihte bildiklerimi, duyduklarimi aktardim. H.Y.Keser , Ali Sonmez ve benim ; istanbul’da, beyoglu’nun arka sokaklarinda bir evde bulustugumuz

esnada bu konunun gundeme geldigini, Keser’in bu bulusma sirasinda Ali ‘ye Ali cakmakli hakkinda ‘bilinen iddialar’ hakkinda bilgi aktardigini, bir

ara ikisi arasindaki konusmalar benim duyamayacagim yada anlayamayacagim bir sekilde devam etmeye basladiginda da benim saka yollu

rahatsizligimi belirtmem uzerine konusmanin normal seyrine dondugunu aktardim. Aradan 30 seneye yakin bir zaman gecti. Ben bu konusmayi

benim duyamayacagim sekle donusunce ‘arapca konustular »olarak aktardim. Yanilmisim, H.Y.Keser arapca bilmedigine gore yanildigim kesin.

Ama boyle bir bulusma olmadi demek haksizlik. Bu bulusma oldu ve Cakmakli olayi bu bulusmada konusuldu. Ne ben nede Ali Sonmez daha once

 bu konuda birsey bilmiyorduk. Ilk kez orada duyduk. Buna karsin A.Sonmez’in,Keser’den duydugu herseyi onayladigina da bizzat sahidim. O 

donemin ozelliklerini iyi bilenlerdenim, guney bolgesindeki arkadaslarin Mihrac ural tarafindan soylenen herseyi tartismasiz kabul ettiklerini herkes

gibi ben de biliyorum. Ali Sonmez’in de o toplantidaki tavri aynen buydu.

H.Y.Keser sanirim yaniliyor. “Ali sonmez firar ettikten sonra kendisiyle hic bir sekilde karsilasmadim” diyor.Engin Erkiner ve Ali sonmez, 21nisan

1980 tarihinde Sagmalcilar’dan firar ettiler. H.Y.Keser o tarihte istanbul’da (yada bir iki gun sonra geldi tam  hatirlamiyorum) idi. Firar dan sonra,

Engin ile Ali sonmez ayri ayri yerlere dagilmislardi. Engin istanbul’u bildigi icin dosdogru eski bir iliskiye gidiyor,ordan bana gelen haber uzerine

Engini bulmam uzun surmedi. Ali Sonmez istanbu’u iyi bilmedigi icin,firar esnasinda birlikte olduklari, Otonom Dev-Genc’li arkadaslarla birlikte

( iclerinde daha sonra yeniden yakalanan ve idam edilen Ramazan Yukarigoz’de vardi) onlarin evine gidiyor.bu nedenle, kendisini bulmam 2-3

gunumu aldi. Engin’i yerlestirdigim evde Engin ile H.Y. Keser gorustuler.

Engin ile H.Y.Keser’in gorustuklerini ikisi de teyit ediyor, burda bir sorun yok. H.Y.Keser, Engin ve Ali’nin firarlarindan bir hafta sonra yakalandi.

Yakalandiginda Ali Sonmez hala istanbul’da idi. H.Y.Keser sanirim hatirlamiyor, sabah saatleriyli, kendisiyle beyoglunda bulustuk, kahvalti yapalim

oyle gidelim dedim.” Sabahlari kahvalti yapmadigini “ soyleyerek  bir tane cikolata aldi ve “bu bana ogleye kadar yeter”dedi. Saka yaptim,”…

bakiyorum da kendine iyi bakiyorsun” falan dedim.Oylece Ali sonmez’in beyoglu’nun arka sokaklarinda kaldigi eve gittik.   

Benim bunu soylemekte ki amacim; Ne H.Y. keser’I neden bir baska kisiyi suclamak degil.. Boyle birseyi kesinlikle dusunmedim. Ali Cakmakli

olayinin, bir Mihrac Ural Kurgusu oldugunu ben degil, konuyla ilgili herkes cok iyi biliyor. Burada onemli olan Ali Cakmakli’nin soylenildigi gibi bir

kisi olup olmadiginin acikliga cikartilmasidir. H.Y. Keser’in soylediklerinden de anlasildigi gibi; “ALI CAKMAKLI  DEVRIMCIDIR VE OLDURULMESI

ASLA VE ASLA TASVIP EDILEMEZ”.

H.Y.Keser’I hep sevgiyle andim.Istanbul’da yakalandigi zaman, bildigi evleri “tedbir” amaciyla bosaltmis olmamiza ragmen , en kucuk bir zarar

gormedik. O gunden bu gune hic karsilasmamamiza ragmen kendisine olan saygim hep devam etmistir. Buna karsin,Ali Cakmakli konusunda

yaptigi aciklamadaki celiskileri de soylemeden edemeyecegim.Tekrarlamak istemiyorum ama, BILMIYORUM,HABERIM YOK,

DUYMADIM,SAVUNMADIM,DEMEDIM,MERAK TA ETMIYORUM. Diye bitirdigi cumleler arasinda ciddi tutarsizliklar oldugu da bir gercek.

Butun bunlar biryana H.Y.Keser cok hakli olarak,”…Ortada kurumsal bir durum ve sorumlulugun oldugu cok acik. Bunun acik yureklilikle kabul

edilmesi,yanlisligin beyani sarttir.Bunu yapmasi gereken adresin de neresi oldugu belli degil mi? beklenen budur;” diyor. Ben isterdim ki burada

soylenmeye calisilan, adres’in kim oldugu acikca dillendirilsin. Beklenenin ne oldugu acik secik soylenebilsin.

Ali Cakmakli,orgutumuze emek vermis, devrimci hareketimizin onemli degerlerinden birisi olarak anilsin ve Ali Cakmakli’yi olduren karanlik

zihniyet’in,tipki Nebil Rahuma’yi olduren karanlik zihniyetler gibi devrimci katilleri olarak lanetlenerek ifsa edilsin. Beklenen bu olmali bence.

Nebil Rahuma’yi anarken Ali Cakmakli’yi atlamak olasi mi? nebil anilirken elbette Ali cakmakli’da gondeme gelir bundan dogal ne olabilir. Nebil’I

anmaktaki amac; katillerini bulmak ve cezalandirmak degil ki.  Amac,Nebil gibi degerli bir komunisti mezarina yerlestirmek , Nebil’e  kiyan katil

zihniyeti de desifre etmekti. Ayni katil zihniyet Ali Cakmakli’yi da katletmedi mi? Muntecep’i,Yusuf’u, Sami’yi,Hanna’yi katletmedi mi? Gunay’i

katletmeye tesebbus etmedi mi?                                                                                                        

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Son Güncelleme: Pazar, 05 Nisan 2009 07:26